Skip to content
Qlango

Almanca öğrenmek zor mu? Türkçe konuşana dürüst cevap

Yazar: QlangoYayın tarihi:

Türkçe üzerinden Almanca öğrenin: Hallo, “Merhaba” demek

1961'de imzalanan işgücü anlaşmasından bu yana Almanca, Türkiye'de pek çok ailenin hayatına girmiş bir dil. Dayısı Köln'de, kuzeni Berlin'de olmayan aile az; olmasa bile evdeki şalterin ve şehirlerarası otobanın adı Almancadan geliyor. Almanca öğrenmek zor mu diye bir akrabana sorarsan cevap çoğu zaman aynıdır: "Der, die, das yüzünden çok zor." Bu cevap yarı yarıya doğru.

Almanca, Türkçe konuşan biri için kolay bir dil değil ama korkulduğu kadar zor da değil. Zor tarafı belli: üç artikel, dört hal ve sıfat çekimleri. Kolay tarafı da belli, sadece daha az konuşuluyor. Yan cümlede fiil Türkçedeki gibi en sona gidiyor, ü ve ö seslerini zaten biliyorsun, yazı büyük ölçüde okunduğu gibi. Günde 45 dakika düzenli çalışan biri A1'i üç dört ayda, B1'i bir buçuk yıl civarında tamamlar.

Almanca öğrenmek zor mu: kolay ve zor taraflar

Konu Türkçe konuşan için Neden
Telaffuz Kolay Ü ve ö Türkçede de var. "Sch" ş, "tsch" ç gibi okunur; "Deutsch" kabaca "doyç" diye söylenir.
Kelime sırası Beklenenden kolay Yan cümlede fiil sona gider: "weil ich keine Zeit habe", yani "vaktim olmadığı için".
Hal mantığı Orta Türkçede de hal ekleri var, ama Almancada ek ismin değil artikelin ve sıfatın üstüne biner.
"Ch" sesi Orta İki ayrı ch var (ich, Buch) ve ikisi de bizim h'mizden farklı; "ich" kolayca "iş" olur.
Ayrılabilen fiiller Orta "Ich rufe dich morgen an" cümlesinde "aramak" fiilinin bir parçası cümlenin sonuna kaçar.
Artikeller Zor Türkçede dilbilgisel cinsiyet yok, Almancada da çoğu zaman mantığı yok: "das Mädchen" (kız) nötr.
Sıfat çekimi Zor Aynı sıfat üç şekle girer: ein guter Wein, der gute Wein, mit gutem Wein.
Kelimeler Orta Türkçeyle ortak kök az. İngilizce biliyorsan Haus ile house, Wasser ile water işini kolaylaştırır.

Tablonun özü şu: Almancanın Türklere zor gelen kısmı neredeyse tamamen ismin etrafında toplanıyor. Fiiller, kelime sırası ve sesler ise beklediğinden daha dost.

Der, die, das: kimse senin yerine ezberlemeyecek

Artikeller için sihirli bir yöntem yok ve bunu baştan kabul etmek zaman kazandırır. Her ismi artikeli ve çoğuluyla birlikte öğren: "Tisch" değil, "der Tisch, die Tische". Artikelsiz öğrendiğin her kelime, ileride ikinci kez öğrenmen gereken bir kelimedir.

Yine de birkaç kural yükü hafifletir. -ung, -heit, -keit ve -schaft ile biten isimler dişildir: die Zeitung, die Freiheit. -chen ile biten küçültmeler nötrdür: das Mädchen, das Brötchen. Günler, aylar ve mevsimler erildir: der Montag, der Mai, der Sommer. Bu kurallar her şeyi çözmez, ama tahmin etmen gereken kelime sayısını epey azaltır.

Bir de teselli: Artikel hatası anlaşılmayı nadiren bozar. "Die Tisch" desen de masanı alırsın. Ama artikeli hiç öğrenmemek gibi bir lüksün yok, çünkü hal ekleri ve sıfat çekimleri onun üstüne kurulu. Artikeli bilmeyen biri Dativ'i de çözemez.

Hal ekleri: Türkçe konuşanın gizli avantajı

İngilizce konuşan birine Almancadaki halleri anlatmak zahmetlidir. Türkçe konuşana anlatmak çok daha kolay. Şu cümleye bak: "Ich gebe dem Mann das Buch." Türkçesi "Adama kitabı veriyorum." Buradaki "dem Mann" adama demek, yani yönelme hali; "das Buch" kitabı, yani belirtme hali. Sen bu mantığı zaten her gün kullanıyorsun. Fark, Almancada ekin kelimenin sonuna eklenmemesi; işi artikel görüyor: der Mann, den Mann, dem Mann, des Mannes.

Fiil tarafında da benzer bir tanıdıklık var. "Ich habe gestern einen Film gesehen" cümlesinde asıl anlamı taşıyan "gesehen" en sonda bekler, tıpkı "Dün bir film izledim" cümlesindeki "izledim" gibi. Yan cümlelerde bu iyice belirginleşir: "Ich weiß, dass du morgen nach Berlin fährst." Fiil, Türkçedeki gibi cümlenin kuyruğunda.

İngilizce konuşanlar bu yapıya aylarca alışamaz. Sen alışmak zorunda kalmayacaksın, çünkü zaten böyle düşünüyorsun.

Almanca öğrenmek ne kadar sürer

ABD Dışişleri Bakanlığına bağlı Foreign Service Institute, Almancayı İngilizce konuşanlar için ikinci zorluk grubuna koyar ve yaklaşık 36 haftalık yoğun eğitim öngörür. Bu sınıflandırma İngilizce anadilliler için yapılmış; Türkçe konuşanlar için resmî bir karşılığı yok. Kabaca söylemek gerekirse Türkçe konuşan biri kelimelerde İngilizcenin sağladığı ortak kök avantajından yoksun, ama kelime sırası ve hal mantığında önde başlıyor.

Daha somut bir hesap için Cambridge'in rehberli öğrenme saatleri iyi bir ölçü: A2 için 180-200, B1 için 350-400, B2 için 500-600 saat. Günde 45 dakikayla yılda 270 saat civarı birikir. Alman vatandaşlığı başvurusunda istenen B1 seviyesi bu hesapla bir buçuk yıl gibi bir şey; Almancanın sıfat çekimleriyle boğuşacağını da hesaba katarsan biraz fazlası.

Aile birleşimi için A1: ne kadar sürede yetişir

Almanya'daki eşinin yanına gitmek için vize başvurusunda genellikle A1 düzeyinde Almanca bildiğini gösteren bir belge istenir. Bu iş için en bilinen sınav Goethe-Institut'un "Goethe-Zertifikat A1: Start Deutsch 1" sınavı; dinleme, okuma, yazma ve konuşma bölümlerinden oluşuyor. Bazı durumlarda bu şart aranmıyor ve kurallar zaman zaman değişiyor, o yüzden başvurudan önce Alman temsilciliklerinin güncel bilgilerine mutlaka bak.

Günde bir saat düzenli çalışarak iki üç ayda bu sınava hazırlanmak gerçekçi bir hedef. Konuşma bölümü çoğu kişiyi yazılı kısımdan daha çok korkutur, oysa A1'de istenen şey kendini tanıtmak, basit sorular sorup cevaplamak. "Ich heiße Elif. Ich komme aus der Türkei. Ich wohne in Konya." Bu cümleleri takılmadan söyleyebiliyorsan yolu yarılamışsın demektir.

İngilizce üzerinden Almanca öğrenmenin gizli maliyeti

Almanca kaynakların önemli bir kısmı İngilizce üzerinden ilerler. İngilizcen iyiyse sorun yok gibi görünür, ama yukarıdaki avantajların neredeyse hepsi İngilizce açıklamalarda kaybolur. "Dem Mann" yapısını "to the man" diye öğrenen, Türkçedeki "adama" ile arasındaki köprüyü hiç görmez. İngilizcen zayıfsa iş daha da zor, çünkü aynı anda iki yabancı dili sırtında taşırsın. Önce İngilizceyi toparlamak isteyenler için ayrı bir İngilizce rehberi yazdık.

Qlango'da Almancayı doğrudan Türkçe üzerinden öğrenebiliyorsun: Kursu eklerken öğrenme dili olarak Türkçeyi seçmen yeterli. Almanca kursları A1'den C2'ye kadar var, yani aile birleşimi için gereken A1'den vatandaşlık için istenen B1'e ve ötesine aynı yerden ilerliyorsun; seviyelerin tamamı dil listesinde. Artikeller için cevabı kendin yazdığın alıştırmalar, doğru artikeli dört şık arasından tanımaktan çok daha kalıcı. Aralıklı tekrar kelimeyi tam unutacağın gün geri getiriyor, dikte ise A1 sınavının dinleme bölümü için iyi bir hazırlık. Diğer dillerle ilgili yazılar blogda.

İlk adım için büyük bir karar gerekmiyor. Almanca A1 kursunu Türkçe üzerinden ekle, ilk dersi bitir ve öğrendiğin her ismi artikeliyle birlikte yüksek sesle söyle. Der Tisch, die Tür, das Fenster: ilk üçü hazır.

Bunlar da ilginizi çekebilir